Rahim duvarı kalınlaşması en genel şekli ile rahim duvarının olması gerekenden daha kalın bir forma bürünmesi şeklinde tanımlanabilir. Bilindiği gibi rahim büyük bölümü kastan oluşan bir organdır. İç kısmı ise bağ dokusundan ve salgı bezlerinden oluşuyor. Rahmin iç duvar bölümü ise bu organın bebek için hazırlanması aşamasında hafif düzeyde kalınlaşır. Kalınlaşmasını sağlayan da salgılanan hormonlardır. Gebelik oluşmaması durumunda ise pul pul dökülmeye başlar ve incelir. Adet döneminde adet kanaması ile birlikte pul pul dökülen bu katman da vücuttan tahliye edilir.

Tıpta endometrial hiperplazi olarak adlandırılan durum ise hormonal nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi bazı hastalıkların neticesinde de ortaya çıkabiliyor. Kadınlar tarafından mutlaka dikkate alınması gereken bir rahatsızlık olduğunun altı çizilmelidir. Çünkü tedavi edilmemesi durumunda kanser oluşumuna sebebiyet verebilir ya da aşırı kanamaya yol açabilir. Bu nedenle her kadın tarafından rahim duvarında kalınlaşma olmasının ne gibi belirtilerle kendini gösterdiğinin biliniyor olması gerekir.

Bu konuyu merek edenler bunu da okudu –> https://bursakadinhastaliklari.com/rahim-agzi-yarasi/

Rahim Duvarı Kalınlaşması Belirtileri Nelerdir?

Rahim duvarı kalınlaşması belirtileri

Menstrüasyon döneminde vücutta çeşitli hormonlar salgılanır. Bu hormonlar bebeğin anne karnına tutunabilmesi ve gelişimini sorunsuz bir şekilde yapabilmesi için rahim duvarının kalınlaşmasını sağlar. Gebelik oluşmadığında ise vücuttaki progesteron hormonu artmaya başlar ve bu hormon da kalınlaşan rahim duvarının yeniden incelmesine yol açar. Vücudun östrojen hormonu ile progesteron hormonu arasında hassas bir denge olduğunu belirtmek gerekiyor. Bu dengenin bozulması endometrial hiperplazi sorununu beraberinde getiriyor.

Yaygın şekilde görülen rahim duvarı kalınlaşması ise şu belirtiler ile ortaya çıkabilir:

  • Adet kanamasının normalden daha uzun sürmesi
  • Adet döneminde kan miktarında artış olması
  • Adet düzensizliği
  • Adet döneminde şiddetli ağrı yaşanması
  • 2 adet dönemi arasında 21 günden kısa bir zaman olması
  • Adet dönemlerinin dışında kanama ya da kahverengi lekelenme olması

Bu belirtilerin tamamı ortaya çıkabildiği gibi sadece bir belirti de görülebilir. Söz konusu belirtiler yaşandığında zaman kaybetmeden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşülmesi gerekiyor. Çünkü erken tanı tüm hastalıklarda olduğu gibi endometrial hiperplazi sorununda da son derece mühimdir.

Bilgin olsun –> https://bursakadinhastaliklari.com/rahim-sarkmasi/

Rahim Duvarı Kalınlaşması Nedenleri Nelerdir?

Elbette rahim duvarı kalınlaşması pek çok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Bunlar arasında en yaygın olanı menopoz dönemidir. Çünkü menopoz döneminde progesteron hormonu üretimi olmuyor ve bu da rahim duvarının incelmesini zorlaştırıyor. Kimi zaman çeşitli hastalıkların tedavisi için uzun süre östrojen hormonunun kullanılması gerekiyor. Bu durum vücuttaki östrojen ve progesteron hormonu dengelenmesini sıkıntıya okuyor ve rahim duvarında kalınlaşma sonucu doğabiliyor.

Kadınlarda rahim duvarı kalınlaşması sorununa yol açan unsurlardan bir diğeri de polikistik over sendromudur. Bu rahatsızlıktan kaynaklı olarak yumurtlama olmaz ve progesteron hormonu da salgılanmaz. Tüm bunlarla birlikte aşağıda sıralanan unsurlar da endometrial hiperplazi problemine yol açabiliyor:

  • Diyabet
  • Obezite
  • Yumurtalık tümörleri
  • Tiroit
  • Bazı karaciğer hastalıkları
  • Bazı safra kesesi hastalıkları

Kimler Risk Altındadır?

Kimler risk altında

Kadınlar rahim duvarı kalınlaşması konusunda kimlerin risk altında olduğunu da merak edebilir. Menopoz dönemine yakın olanlar ve adet dönemiyle ilgili düzensizlikler yaşayanların risk altında olduğunu söyleyebiliriz. 35 yaş üzerinde olan tüm kadınları da risk grubuna dahil etmek gerekiyor. Bunun nedeni hormonal dengenin bu yaşlardan itibaren değişebiliyor ve düzensizlikler yaşanabiliyor olmasıdır. Hiç doğum yapmamış olan kadınların ve tütün ürünleri kullanan kadınların da risk grubunda yer aldığını belirtebiliriz. Ergen ergenlik yani erken yaşlarda adet görmeye başlayan kadınlar da maalesef bu grupta yer alıyor.

Bu arada endometrial hiperplazi konusunda genetik yatkınlıktan da söz etmek gerekiyor. Aile öyküsünde bu hastalığın bulunduğu kadınlarda söz konusu sorun daha yaygın şekilde görülüyor. İki adet dönemi arasında uzun süre olan kişilerin ve polikistik over sendromuna sahip olanların da risk altında olduğunu belirtelim. Obezite ve diyabet de söz konusu riski artıran unsurlar arasında yer alıyor.

Dr. Barış Korkmaz der ki…

Adet kanamalarının fazla olması yada ara kanamaların görülmesi rahim içi zarın kalınlaşmasının sonucu olabilir. Düşük bir ihtimal de olsa altta yatan bir endometrim kanserini atlamamak için basit bir ultrasonografik kontrol tanı ve tedavinizde yol gösterici olacaktır. Lütfen düzenli jinekolojik muayenelerinizi önemseyiniz!

Endometrial Hiperplazi Tanısı Nasıl Koyulur?

Hastanın bazı şikayetler ile doktora başvurması durumunda öncelikle vajinal ultrason yapılması gerekiyor. Bu sayede rahim duvarı kalınlaşması olup olmadığının anlaşılması için rahim duvarının kalınlığı ölçülebilir. Muayene esnasında bölgedeki dokular ve herhangi bir kitlenin olup olmadığı da gözlemlenir. Bir kitle olması durumunda biyopsi yapılır ve kitlenin patolojik incelemesi gerçekleştirilir.

Bazı kadınlarda rahim duvarı kalınlaşması tanısı konması ile birlikte dilatasyon ve kürtaj ile rahim duvarından doku örneği alınması da gerekebilir. Buna halk arasında rahim duvarı kalınlaşması kürtajı olarak da bilinmektedir. Çoğunlukla tanı konması için ileri tetkiklerin yapılmasına ihtiyaç olmuyor. Ancak kanser şüphesinin doğması durumunda patolojik inceleme çok büyük bir önem taşıyor.

Tıkla öğren –> https://bursakadinhastaliklari.com/rahimde-polip/

Rahim Duvarı Kalınlaşması Nasıl Tedavi Edilir?

Rahim duvarı kalınlaşması nasıl tedavi edilir

Öncelikle endometrial hiperplazi tanısı konduğunda tedavi prosedürünün progesteron hormon üretiminin desteklenmesine yönelik olabileceğini belirtebiliriz. Rahim duvarında kalınlaşmanın olması sorunu 4 farklı tipte ortaya çıkabiliyor. Bunlar;

  • Basit hiperplazi
  • Kompleks hiperplazi
  • Basit atipik hiperplazi
  • Kompleks atipik hiperplazi

Hastada bu tiplerden hangisinin olduğuna bağlı olarak rahim duvarı kalınlaşması tedavisi seçenekleri değerlendirilir. Tedavi hastanın yaşına, sağlık durumuna, rahmin genel durumuna, hastanın aile öyküsüne ve benzeri unsurlara göre kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından belirleniyor. Genellikle sadece hormon dengesinin sağlanmasına yönelik ilaç tedavisinin tercih edildiğini belirtebiliriz. Ancak ilaç dozajının kesinlikle doktorunuz tarafından belirlenmesi ve bu dozaja aşmamaya özen gösterilmesi gerekiyor.

İlaç tedavisi ise krem, oral tablet, enfeksiyon ya da rahim içi araç şeklinde uygulanabiliyor.  Doğum yapmayı düşünmeyen kadınlarda ise rahim duvarı kalınlaşması tedavisi olarak total histerektomi yani rahmin tamamen alınması da tercih edilebilir. Ancak rahmi alınan bir kadının hamile kalması olanaksızdır. Bu nedenle söz konusu kararın titizlikle verilmesi gerekiyor. Genellikle menopoz dönemi sonrasında kanser şüphesinin güçlü olduğu durumlarda total histerektomi yönteminin uygulandığı bilgisini de aktarmak gerekir.

İlgini çekebilir –> https://bursakadinhastaliklari.com/histerektomi-ameliyati/

Rahim Duvarı Kalınlaşması Kanser midir?

Kansere yol açar mı

Hastalar endometrial hiperplazi tanısı konduğunda kanser olduğu düşüncesine kapılabiliyor. Bu problem, şayet tedavi edilmezse kansere neden olabiliyor. Ancak rahim duvarı kalınlaşması ile kanser farklı sağlık sorunlarıdır. Aralarında bir bağ bulunuyor olsa da tanı konmuş olması hastanın mutlaka ileride kanser olacağı anlamına gelmez.

Öğren yararı olabilir –> https://bursakadinhastaliklari.com/smear-testi/

Rahim Duvarı Kalın Olması Ne Anlama Gelir?

Hastalar endometrial hiperplazi konusunda bu durumun ne anlama geldiğini merak ediyor. Öncelikle kanser öncesi bir durum olmasının büyük endişe uyandırdığını söyleyebiliriz. Ancak tedavi edilmesi durumunda bu sorun kansere yol açmayabilir. Kimi zaman da tedaviye rağmen kanser de gelişebiliyor. Sonuç olarak rahim duvarının kalınlaşmasının ciddi bir rahatsızlık olduğunu belirtmek gerekiyor. Aşırı kanamaya neden olabilmesi ise kan kaybına bağlı olarak yaşamın yitirilmesine yol açabilir.

Hastaların rahim duvarı kalınlaşması belirtilerinden herhangi birini yaşamaları durumunda mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşmeleri gerekiyor. Önemli olan erken dönemde tanı konması ve bu sağlık sorunu ilerlemeden tedavi edilmesidir. Aynı zamanda tedavi sonrasında da mutlaka rutin jinekolojik kontrollerin yapılması gerekiyor. Bu kontroller sadece söz konusu sağlık sorunu açısından değil olası tüm hastalıkların erken tanısının konabilmesi bakımından da oldukça önemlidir.

Önerdiğimiz makalemiz –> https://bursakadinhastaliklari.com/kolposkopi/

Sıkça Sorulan Sorular

Rahim duvarı kalınlaşması adet sürecince ağrı ve sancıya , aynı zamanda kişinin yaşamını tehlikeye atabilecek derecede kan kaybına, tedavi süresinin geciktirilmesi sonucunda kansere kadar gidebilmektedir.
Bu durum hali hazırda gebelikte oluşan bir durumdur. Ancak rahim duvarı kalınlığı olması gerekenden çok farklı derecede yüksekse gebelik planlanmadan önce doktorunuz hormon tedavisi vererek bu durumu kontrol altına alır.
En önemli sebeplerinden biri menopoz dönemi olsa da, östrojen hormonu miktarına karşın çok düşük progesteron salgılanması rahim duvarı kalınlaşmasına sebep olur. Progesteronun salgılanmaması yumurtlama olmamasından olabilir. Bu durumda rahmin iç tabakası incelmez ve bu hormon sebebiyle kalınlaşma devam eder.
Yerleşme döneminde rahim duvarı kalınlığı 8 ile 12 mm arasında olması öngörülür. Rahim duvarı kalınlığı için en ideal boyutun 9 ve 10 mm arası olduğu bilinmektedir.
Rahim duvarının kalın olması kanser belirtisi olarak değerlendirilmez ancak bu durumda ileriye yönelik kansere dönüşmemesi için doktorunuzun belirttiği süreler içerisinde kontrollerinizi yaptırmalısınız.

 

Detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz.
Tel: 0532 223 23 79
Mail: bursakadindogumuzmani@gmail.com